Girişimcilik, Pazarlama, Yönetim

Her girişimcinin ilk amacı katma değerli işler yaparak daha iyi hayat standartlarına erişebileceği sürdürülebilir bir başarı sağlamaktır. Bunun için belirli şartların oluşması, belirli bir zamanın geçmesi ve müşteri sayısının belirli bir değere ulaşması gerekse de bazı girişimcilerin buna sabrı yoktur. Kısa yoldan para kazanmak da elbette mümkündür. Zaten verim açısından düşünürsek ne kadar az girdi ile ne kadar çok çıktı elde edersek bizim için o kadar iyi. Ayrıca başarılı olmak için deliler gibi çalışmaya gerek olmadığı istisnai durumlar da var. Ancak yine de kurduğunuz sistemin – bu ister bir ürün ister bir hizmet ile ilişkili olsun – sağlam temellere oturması olmazsa olmaz koşuldur.

Saadet zinciri işletmiyoruz. Bir balon muyuz yoksa kalıcı olacak bir işin sahibi mi olmak istiyoruz; buna karar vermeliyiz. Bir girişimci, yabancıların “fashion and fad” dediği birtakım balon ürünler veya hizmetler geliştirip kısa sürede sıradışı satışlar gerçekleştirebilir ve parsayı toplayabilir. Ancak saman alevi gibi parlayıp sönen bu kazanç gerçek bir girişimcinin arzu ettiği şey değildir. Çünkü gerçek girişimci sürdürülebilir başarı peşindedir. Ayrıca sağlam temellere sahip sürdürülebilir başarı girişimciye itibar ve iyi bir sosyal statü olarak geri döner.

Tüm bunlar gelip geçici olmak ile kalıcı olmak arasında bir seçim yapmayı gerektirir ve her seçimin bir bedeli vardır. Doğru zamanda doğru yerde olmak ve şans gibi faktörleri oyunun bir parçası olarak görerek şunu söylemekte fayda var: No pain no gain. Yani, sonucu görmek için acıya katlanmak gerekir. Üstelik sonuç her zaman hayal edildiği kadar toz pembe de olmayabilir. Ama yine de galiptir bu yolda mağlup. Her adımdan ve sonuçtan yeni bir şey öğrenerek yılmadan yeni atılımlar gerçekleştirmek sonunda belki de hayal edilen neticeye ulaşmamızı sağlar.

Peki kalıcı olmak için ortaya konulması gereken unsurlar nelerdir? Bu sorunun cevabını kısa bir biçimde açıklamak neredeyse imkansız. Çok sayıda parametre ve unsur söz konusu. Sırası geldikçe bundan sonraki yazılarımda bu konuları elimden geldiğince irdeleyeceğim; bildiklerimi, deneyimlerimi ve düşüncelerimi sizlere aktaracağım. Ancak yine de şimdilik bu unsurların en önemlilerini şöyle sıralayabilirim:

Farkedilir bir ürün/hizmet geliştirmek: Alelade değil, inovatif olmak.

Finansal kaynaklara erişmek: Geliştirdiğiniz ürünü veya hizmeti kitlesel ölçekte üretmek ya da sunmak ve etkin şekilde pazarlamasını yapmak için gerekli finansal kaynaklara erişme yollarını öğrenmek.

Çok çalışmak: Birilerinin sizi başarıya ulaştırmasını beklemek yerine paçayı sıvayıp işe koyulmak.

Ekip oluşturmak: One-man-show sergilemek yerine delegasyon, kollektif entellektüel zeka ve yetkilendirmenin önemini kavramak.

Niş seçmek: Yeni ürün veya hizmetinizi denemeye niyetli erken benimseyen kişilerin yer aldığı belli bir müşteri ve pazar segmentini hedeflemek ve zamanla bu segmenti soldan sağa doğru genişletmek.

İletişim yapmak: Hedeflediğiniz segmente ürün veya hizmetinizi farkedilir ve yaratıcı yöntemlerle duyurmak.

Rekabet etmek: Müşterinin zihninde gerçekleşen “pastadan pay kapma savaşı”nın farkında olmak ve buna yönelik stratejiler geliştirmek, ürün veya hizmetinizi o zihinlerde doğru ve eşsiz şekilde konumlandırmak.

Güven oluşturmak: Kurumsal ve bireysel güvenilirlik sağlamak ve karşılıklı güveni tesis etmek.

İyi paydaş ilişkileri: Tesir ettiğiniz bütün paydaşlarla (müşteri, iç müşteri, tedarikçi, toplum, devlet v.b. gibi) güvene dayalı iyi bir ilişki içerisinde bulunmak.

Adalet: Paydaşlarınıza karşı adil ve etik olmak.

Sosyal sorumluluk: Topluma karşı sorumluluklarınızı bilmek.

Başlangıçta bu unsurların hepsini birden mükemmel bir şekilde ortaya koymak zorunda değiliz. Ancak yine de işletmemizde ya da projemizde bu unsurların herbirinden bir tutam olması iyi bir başlangıç yapmamızı sağlayacaktır. Zamanla bu unsurları derinleştirebilir, geliştirebilir ve mükemmel bir şekilde icra eder hale gelebiliriz. En uzun yolculuklar bile bir tek adımla başlar.

Sizin Yorumunuz: