Girişimcilik, Pazarlama, Yönetim
Tarih: Ocak 13, 2011.

Disruption denilebilecek çığır açan yeniliklerin her dakika karşımıza çıktığı ve tüketimin inanılmaz hızlı yaşandığı bir çağı yaşıyoruz. Herkesi ve herşeyi tüketiyoruz.

  Ocak 13, 2011 at 17:50 Ender 0 Yorum
Tarih: Ocak 11, 2011.

Deterjan reklamında oynamıyoruz. Ama yine de biraz üstümüzü başımızı kirletelim…

Teorik bilgiye saygım sonsuz. İcatlara da. Ama inovasyon ve pratik uygulamanın fanatiğiyim.

  Ocak 11, 2011 at 20:05 Ender 0 Yorum
Tarih: Kasım 16, 2010.

En önemli iş öğretilerinde bile farklılaşmanın fark yaratmak için gereken en önemli öğe olduğundan bahsedilir. Differentiation, out-of-the-box, outlier, farklılaşma gibi pek çok anahtar kelimenin ifade ettiği şey aslında fark yaratmak için ilk adımın “farklı düşünmek” olduğudur. İster bir iş yapın, ister kendiniz ile ilgili bir şeyler yapın; farkedilir olmak için ilk önce farklı olmalısınız.

  Kasım 16, 2010 at 23:43 Ender 0 Yorum
Tarih: Eylül 25, 2010.

Girişimciliğin tanımını daha önce “Girişimcilik seni özgür kılacak mı?” başlıklı yazımda yapmıştım. “Bir girişim başlatmak aynı zamanda risk almaktır.” demiştim. Peki bu alınan riskin gerçekleşmesi neticesinde sorumluluk kimde olacak? Tabii ki girişimci olarak sizde! Şirketin ve sizin kaderiniz tamamen size bağlı. Hayır, yanlış duymadınız. Tekrarlıyorum: Şirketin ve sizin kaderiniz tamamen size bağlı!

  Eylül 25, 2010 at 18:44 Ender 0 Yorum
Tarih: Eylül 7, 2010.

Daha önce size herşeyi en baştan en doğru şekilde yapmaya ve olabilecek hataları ve problemleri en başından elimine etmeye çalışarak time-to-market açısından zaman kaybedip piyasaya çıkmakta geç kalmamanızı ve bunun muhtemel sonucu olan psikolojik yüklerin altına girmemenizi ve çeşitli maliyetler üstlenmemenizi tavsiye etmiştim. O söylediklerimi aklınızın bir kenarında tutarak bu yazımı okumanızı istiyorum. Bu kez biraz farklı bir açıdan yaklaşacağım konuya.

  Eylül 7, 2010 at 23:31 Ender 0 Yorum

Her organizasyonda birbirinden farklı seviyelerde kişiler çalışır. Mavi yakalılar da vardır, beyaz yakalılar da. Organizasyon bu kişilerden oluştuğuna göre ve şirketin harmoni ve başarısı bu kişiler üzerinden sağlanacağına göre, onları seçme ve işe yerleştirme sürecinde aday kişi hangi işi yapacaksa o konuda yetkin olup olmadığını, öğrenmeye hevesli olup olmadığını ve insan ilişkilerinde nasıl olduğunu araştırıp anlamak çok önemlidir.

  Ağustos 31, 2010 at 20:58 Ender 0 Yorum
Tarih: Ağustos 16, 2010.

Şirketlerin değerleri, kimlikleri ve bu sayede itibarları ve dış dünyaya görünür olan bir biçimleri vardır. Bütün bunların doğru şekilde inşa edilmesi için örgütsel bir çaba ve apaçık ortaya konmuş ilkelerin mevcut olması gereklidir. Tüm bunları düşünecek, ateşleyecek, tabana yayacak, devamlılığını ve kalitesini sürdürecek olan ilk kişi girişimcidir; yani şirketin en tepesindeki kişidir.

  Ağustos 16, 2010 at 4:35 Ender 0 Yorum
Tarih: Ağustos 12, 2010.

Hepinizin mükemmel projeleri, hayalini kurduğunuz on binlerce potansiyel müşteriniz var. Ah şu mükemmel ürününüzü/hizmetinizi bir yaptınız mı artık sizi kimse tutamaz. Ancak hayal kurmak yetmez. Bilmeniz gereken çok önemli iki şey var. Birincisi; gerçekten çok iyi olduğu halde çöpe giden binlerce ürün ve hizmetin varlığı. İkincisi; gayet sıradan oldukları halde uluslararası ölçekte büyük başarı yakalamış binlerce ürün ve hizmetin varlığı.

  Ağustos 12, 2010 at 0:37 Ender 0 Yorum
Tarih: Temmuz 21, 2010.

Stand-up yapmıyoruz. İş yapıyoruz! Amacımız sağlıklı bir şirkete sahip olmak ve bunun için ilk önce şirketin en üst düzeyindeki kişinin, yani sizin sağlıklı adımlar atmanız gerekir. Kendinize vakit ayırabilmeli, önemsiz günlük işlerden sıyrılıp global ölçekteki işleri kotarmalı, stratejik kararlar almalı, uygulamalı ve uygulatmalısınız. Bütün bunlar için zamanınızın olması gerekir. Peki zamanı nasıl kazanırsınız? Elbetteki başka insanları devreye sokarak… “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” diye boşuna dememişler. Ayrıca her işi en iyi yapacak kadar yetenekli olmanız mümkün değil. Bir işi sizden daha iyi yapacak birisi varsa onu bulun ve birlikte çalışın.

  Temmuz 21, 2010 at 6:55 Ender 0 Yorum
Tarih: Temmuz 12, 2010.

Tahmin ediyorum ki pek çoğunuzun çok büyük hedefleri var. İmkanınız olsa dünyayı yerinden oynatırsınız. Bu gücü kendinizde hissediyorsunuz – en azından şimdilik. Fakat hedefiniz ne kadar büyükse ona ulaşmak için göstermeniz gereken sabır da o kadar fazla olmalı.

  Temmuz 12, 2010 at 9:26 Ender 0 Yorum